BİLANÇO ANALİZ TEKNİKLERİ

FİNANSAL ANALİZ TEKNİKLERİ 

Bir  işletmenin  finansal  performansını  değerlendirirken,  ikinci  bölümde  açıklamaya 

çalıştığımız mali tablolar üzerinde bir takım teknik incelemeler ve hesaplamalar yapılır. Bu 

analiz  yapılırken  “mali  yada  finansal  analiz  teknikleri”  denilen  bir  takım  araçlardan 

faydalanılır. Günümüzde mali tablo analizinde kullanılan en yaygın teknikler şunlardır: 

• Yüzde Analizi 

• Trend Analizi 

• Eğilim Yüzdeleri Analizi 

• Rasyo Analizi 

Bu  analiz  tekniklerinin  mali  tablolara  uygulanmasıyla  bu  tablolardaki  muhasebe 

bilgileri “analiz sonuçları” dediğimiz şekle girer. 

3.1.Yüzde Analizi 

Dikey analiz olarak da adlandırılan bu inceleme tekniğinde, bilanço toplamı 100 kabul 

edilerek her bir kalemin toplama oranı, toplam içindeki yüzdesi hesaplanmaktadır. Bu şekilde 

bilançolar  müşterek  bir  hesaba  indirgenmekte,  diğer  bir  anlatımla  yüzdelerle  ifade 

edilmektedir. 

13 

Yüzde bilanço, her aktif yada her pasif kaleminin firmanın toplam aktiflerine 

bölünmesi  ile  hazırlanır. 

14 

Yüzde  bilanço,  özellikle  işletmenin  aktif  ve  pasif 

kompozisyonundaki trendi belirlemeye yarar.


 

3.2.Trend Analizi 

Bir  işletmenin  3­4  yıllık  rasyo  analizlerini  hazırlayıp  her  bir  oranın  o  yıllardaki 

eğilimini incelemek bize, işletmenin performansı hakkında önemli bilgiler verir. Örneğin, cari 

orandaki  son  3  yıllık  değişme  işletmenin  nakit  durumu  hakkında  bize  kapsamlı  bir  fikir 

verecektir.  Ayrıca  bu  oranların  sanayi  ortalamalarıyla  karşılaştırılmaları  mukayeseli  analiz 

için daha yararlı olacaktır. 

15 

3.3.Eğilim Yüzdeleri Yöntemi ile Analizi 

Eğilim yüzdeleri belirli tarihler yada devreler arasında bilanço kalemlerindeki artış ve 

azalışları  ve  bu  değişikliklerin  nispi  önemini  açıkca  ortaya  koyarak  dinamik  bir  analiz 

yapılmasına olanak verir. 

Bilanço kalemlerinin göstermiş olduğu eğilimlerin saptanarak birbirleriyle ilgili belirli 

kalemlerin  göstermiş  olduğu  eğilimlerin  karşılaştırılmasıyla  dönem  hakkında  olumlu  yada 

olumsuz kararlar verilir. 

16 

Ancak bu analiz vasıtasıyla mali tablo tanzimi için, birbirini izleyen 

tarihler itibariyle uzunca bir döneme ait bilanço ve gelir tablosunun ele alınması şarttır. 

17 

Bu analiz tekniğinde, eğilimler şu formülle hesaplanır: 

İstenilen Yılın Eğilim Yüzdesi = İstenilen Yılın İlgili Hesap Tutarı / Baz Alınan Yılın ilgili Hesap Tutarı*100 

Konuya,  kolaylık  ve  yorumdaki  etki  açısından  bakıldığında,  eğilim  yüzdeleri, 

kalemlerdeki  trendleri  çok  açık  bir  şekilde  göstermektedir.  Eğilim  yüzdeleri  daima  pozitif 

olup, yüz üzeri artışı, altındakiler ise azalışı ifade eder. 

18 

3.4.Rasyo Analizi 

Daha önce de üzerinde durduğumuz gibi; belirli bir döneminde, muhasebe kayıtlarının 

ve  mali tabloların  mukayese edilmesi  işletme  faaliyetleri  ile  ilgili önemli eğilimleri ortaya 

koyar.  Bir  dizi  gelir  tablosu  analiz  edilerek  satış  hacmi,  satılan  malların  maliyeti,  faaliyet 

giderleri ve net gelir eğilimi hakkında bilgi edinilebilir. Aynı şekilde, bir dizi bilanço analiz 

edilerek  de  borç  sermaye  ve  varlık  kalemlerindeki  önemli  değişmeler  hakkında  bilgi 

edinilebilir. 

19 

Bu açıdan bakıldığında kredi kurumları ve finans yöneticileri, işletmenin bazı 

önemli istatistiklerinin genel bir görünümünü elde etmek istediğinde rasyo analizini kullanır. 

Yetkililer, zaman  içinde  bu ölçütleri  izleyerek,  işletmenin  performansında önemli trendleri 

yakalayabilir. 

20 

Genel  olarak  finansal  rasyolar  dört  ana  grupta  toplanmaktadır.  Bunları  şu  şekilde 

gruplandırabiliriz: 

• Likidite Rasyoları, 

• Kârlılık Rasyoları, 

• Kaldıraç Rasyoları ve 

• Devir Hızı (Etkinlik) Rasyoları.


3.4.1. Likidite Rasyoları 

Likiditenin ölçütü olarak geniş  bir biçimde kullanılan iki rasyo  vardır. Bunlar

 Cari 

rasyo  ve  Asit­test  (Çabuk)  rasyosu”  dur.

  Cari  rasyo  döner  varlık  toplamının,  kısa  vadeli 

borçlar toplamına bölünmesiyle bulunur. 

Cari Rasyo = Toplam Döner Varlıklar / Toplam Kısa Vadeli Borçlar 

Cari rasyo, bir birimlik kısa vadeli borcun, kaç birimlik döner varlıkla karşılandığını 

göstermesi  açısından  banka  ve  diğer  kredi  kurumları  için  de  hayati  öneme  sahiptir.  “Batı 

bankalarınca, deneyimler sonucu, gayet genel bir kural olarak bu oranın 2:1 olmasının yeterli 

olduğu belirlenmiştir. Ne var ki; bu çok genel bir kural olup, analiz edilen işletmenin faaliyet 

gösterdiği endüstriye göre farklı oranlar yeterli kabul edilebilir”. 

21 

Endüstri  ortalamalarına  göre  yüksek  bir  rasyo,  işletmenin  nispeten  likit  durumda 

olduğunu gösterebilir. Ancak, cari varlıkların hammadde ve yarı mamul olması durumunda 

aynı şeyden söz edilmesi mümkün değildir. 

22 

Bu sebeple işletmenin likiditesini daha hassas 

bir  şekilde  ölçen  Asit­test  rasyosundan  yararlanılır.  Asit­test  rasyosu,  “stoklara 

güvenmeksizin”  cari  borçların  her  bir  birimi  için  işletmenin  cari  varlıklarından  kaç  birim 

yaratacağını görmek için, stokları hesaplama dışı tutmaktadır. 

23 

Bu oran şu şekilde formülüze edilebilir: 

Asit­test (Çabuk) Rasyo = Toplam Döner Varlıklar­

Stoklar

/Toplam Kısa Vadeli Borçlar 

Bir  çok  finansal  analist,  bu  rasyonun  en  az  1  olmasının  kabaca  doğru  olduğu 

görüşündedir. Bu rasyolar, işletmelerin eğilimlerini erken teşhis etmekte oldukça faydalıdır. 

Bu  nedenle  işletmeye  düzeltici  hareketleri  uygulama  ve  izleme  olanağı  sağladıkları  için 

işletme  içinde  finans,  banka  içinde  ise  kredi  tahsis  yöneticileri  açısından  da  değerli  birer 

araçtır.  Ayrıca  kredi  tahsis  yöneticileri  bu  oranları  hesaplarken  işletmenin  Net  İşletme 

Semayesine  de  bakar.  Net  İşletme  Sermayesi,  işletmenin  döner  varlıklarının  kısa  vadeli 

borçlarla finanse edilmeyen kısmını ifade eder ve şu şekilde hesaplanır: 

Net İşletme Sermayesi = Döner Varlıklar­Kısa Vadeli Borçlar 

Net İşletme Sermayesinin negatif bir değer olması, işletmenin kısa vadeli borçlarının 

döner varlıklarından daha yüksek olduğunu ifade eder ki; bu, o işletmenin duran varlıklarının 

kısa vadeli borçlarla finanse edildiğini gösterir. Dolayısıyla net işletme sermayesinin negatif 

olması işletmenin likidite problemini gündeme getirir. 

24 

3.4.2. Karlılık Rasyoları 

Karlılık  yada  rantabilite  rasyoları,  üretim  faaliyetinde  bulunan  bir  işletmenin  kar 

durumunu  açıklayan  bir  rasyolar  grubudur.  Karlılık  oranları  iki  türdür.  Birincisi  satışlarla 

ilgili  karlılığı  gösterirken,  diğeri  yatırımla  ilgili  karlılığı  göstermektedir. 

25 

Satış  karlılığını 

gösteren rasyolardan ilki “brüt kar marjı rasyosu”dur ve şu şekilde formulüze edilir: 

Brüt Kar Marjı = Net Satışlar­SMM / Net Satışlar


Bu oranla, yıllık cironun ne oranda brüt kara dönüştüğü anlaşılabilir. Aynı zamanda bu 

rasyo işletme faaliyetlerinin etkinliğinin bir ölçüsü olduğu kadar, ürün fiyatlaması içinde bir 

göstergedir. 

Diğer bir oran da “ net kar marjı” rasyosudur ve aşağıdaki şekilde formulüze edilir: 

Net Kar Marjı = Net Kar / Net Satışlar 

Formülün sonucu, dönem karının net satışların yüzde kaçını oluşturduğunu gösterir. 

Bu oran ne kadar yüksek çıkarsa o kadar iyidir. Ancak dönem karının, faaliyet karından en 

büyük payı almış olması çok önemlidir. 

26 

İki rasyoyu beraber kullanarak işletme faaliyetleri 

değerlendirilebilir. Eğer brüt kar marjı oranı uzun yıllar değişmez ve net kar marjı azalırsa 

bundan,  faaliyet  dışı  giderler  satışlara  göre  artıyor  yada  vergiler  yükseliyor  anlamını 

çıkartabiliriz. 

Yatırımların  karlılığını  gösteren  ana  rasyolar  ise

  özkaynak  (özsermaye)  karlılığı  ve 

toplam aktif karlılığı rasyoları”dır.

 

Öz kaynak karlılığı rasyosu şu şekilde formülüze edilir: 

Özkaynak Karlılığı = Net Kar / Özkaynak 

Bu  rasyo,  işletmelerin  özkaynaklarının  performansını  ölçmektedir.  Özellikle  aynı 

sanayi dalında  faaliyet gösteren işletmeleri kıyaslarken bu rasyodan  yararlanılır. Eğer oran 

büyükse  işletmenin  iyi  bir  yatırım  yaptığını  ve  giderlerini  sıkı  bir  şekilde  kontrol  altında 

tuttuğunu söylenebilir. 

Toplam aktif karlılığı rasyosu ise, şu şekilde ifade edilir: 

Toplam Aktif Karlılığı = Net Kar / Toplam Aktifler 

Bu rasyo, işletmenin yaptığı tüm yatırımlara karşılık vergiden sonra ne kazandığını 

gösterir. Yani işletmenin yatırımlarından ne oranda getiri sağladığını ölçen bir rasyodur. 

3.4.2. Kaldıraç Rasyoları 

Kaldıraç  rasyoları,  işletmenin  hangi  ölçüde  borca  dayandığını  ölçmektedir.  Diğer 

bütün veriler eşit iken, yüksek bir kaldıraç rasyosu, daha riskli bir işletmeyi ifade eder. Çünkü 

işletmenin kazançları dalgalı olsa bile borç ödemeleri sabittir. Sonuç olarak, nakit akımı aşırı 

bir şekilde azalırsa, işletme borçlarını ödeyemez ve teknik anlamda güçlüğe düşer. 

27 

Aşağıda mali analiz yaparken en çok kullanılan kaldıraç rasyolarına değinilmiştir 

Toplam  Borçlar/Özsermaye  rasyosu  ki;  finansal  riskin  göstergesi  olan  bu  oran, 

finansal yapı içinde işletme borçlarının özkaynağa oranla ağırlığını yansıtmaktadır. İdeali 1,5 

olan bu değerin 2’nin üzerinde olması riskin çok arttığının bir göstergesi olarak yorumlanır

Toplam Borçlar/Toplam Aktifler  rasyosu, işletmenin yatırımlarının finansmanında 

ne ölçüde borç kullandığını gösterir. Söz konusu oranın yüksek olması, işletmenin spekülatif 

(vurgunsal) tarzda  finanse edildiğini, kreditörler  açısından emniyet  marjının  dar olduğunu, 

işletmenin faiz ve ana para taksitlerini ödeyememe nedeniyle mali yönden güç duruma düşme 

olasılığının yüksek olduğunu gösterir. 

28


Kısa  Vadeli  Borçlar/Toplam  Aktifler  rasyosu,  analiste  bir  işletmenin  toplam 

varlıkları içinde kısa vadeli borçlarının payını gösterir. Bu oranın ⅓  olması idealdir. 

Uzun  Vadeli  Borçlar/Toplam  Aktifler  rasyosu  ise  bir  işletmenin  uzun  vadeli 

finansmanının  hangi  oranda  borçla  temin  edildiğini  açıklamaktadır  ve  ¼  ün  üzerinde 

olmaması gerekir. 

Özkaynaklar/Toplam  Aktifler  rasyosu,  işletmenin  kaynaklarının  yüzde  kaçının 

işletmenin sahip/leri tarafından sağlandığını gösteren bir rasyodur. Öz sermaye rasyosu olarak 

da adlandırılan  bu oran, özellikle uzun  vadeli kredi kullandıran kreditörler  için  işletmenin 

mali gücünü gösterir. Oranın yüksek olması tercih edilir. 

Yukarıda  saydığımız  temel  kaldıraç  rasyolarının  yanında  diğer  önemli  bir  oran  da 

işletmenin “faizleri karşılama rasyosu”dur. Bu rasyo, faiz ve vergiden önceki kazancın, faiz 

giderlerine bölünmesi ile elde edilir: 

Faizleri Karşılama Rasyosu = FVÖK / Faiz Giderleri 

Bu oran arttığı zaman, işletmenin faiz giderlerini zorlanmadan ödeyebileceği ve iflas 

riskinden  uzak  olduğu  anlaşılır.  Ayrıca  buradan  hareketle,  işletmenin  yeniden  borçlanma 

imkanına sahip olduğunun söylemesi de mümkündür. 

3.4.3. Devir Hızı (Etkinlik) Rasyoları 

Devir  Hızı  (Etkinlik)  rasyoları,  bir  işletmenin  aktiflerini  ne  kadar  etkin  bir  şekilde 

kullandığını göstermektedir. 

29 

Bu oranların başlıcaları şunlardır: 

Alacak Devir Hızı Rasyosu = Kredili Satışlar  / Ticari Alacaklar 

Bu  karma  bir  rasyodur  ve  bilançodaki  alacaklar  ile  gelir  tablosundaki  satışlar 

arasındaki  ilişkiyi  gösterir. 

30 

Bir  işletmenin  alacak  devir  hızının  yavaş  olması,  işletmenin 

alacaklarını tahsilde güçlük çekmesinin, etkin bir tahsilat politikasının olmamasının ve kredili 

satışlar hususunda çok geniş davranmasının bir sonucu olabilir. 

Bir işletmenin alacaklarının ortalama tahsil süresi de şu şekilde hesaplanır: 

Alacakların Ortalama Tahsil Süresi = Ticari Alacaklar / Yıllık Kredili Satışlar * 365 

Analiz  edilen  dönemdeki  alacakların  ortalama  tahsil  süresi,  işletmenin  geçmiş  yıl 

oranları ile endüstri ortalaması ve işletmenin kredili satışlarda uyguladığı vade politikasıyla 

karşılaştırma yapılmak suretiyle yorumlanır

Devir hızı oranlarında bir diğeri ise, stok devir hızı yada diğer adıyla stokların dönme 

çabukluğu  rasyosudur.  Bir  işletmede  stok  devir  hızı,  stokların  ne  kadar  çabuk  bir  şekilde 

nakde çevrildiğini gösterir. Bu rasyo aşağıdaki şekilde formulüze edilir: 

Stok Devir Hızı = Satılan Malın Maliyeti / Ortalama Stok 

Formülde görülen ortalama stok, dönem başı ve dönem sonu rakamlarının aritmetik 

ortalamasıdır.  Bu  rasyonun  büyük  olması,  işletmenin  stok  yönetiminin  çok  iyi  olduğunu 

gösterir.


10 

Diğer önemli bir devir hızı rasyosu ise, toplam aktiflerin devir hızı rasyosudur ve şu 

şekilde formulüze edilir: 

Aktif Devir Hızı = Net Satışlar / Toplam Aktifler 

Net satış tutarının, toplam aktiflere bölünmesiyle hesaplanan bu rasyo, bir işletmede 

sermaye  yoğun  teknoloji  kullanımının  bir  göstergesi  yada  varlık  kullanımının  bir  ölçüsü 

olarak  olarak  yorumlanır.  Bu  oran  büyük  ölçüde,  işletmenin  aktif  yapısı  içinde  duran 

varlıkların  göreli  önemini  yansıtır.  Ayrıca  işletmede  aktif  devir  hızının  yavaşlaması,  söz 

konusu işletmede atıl kaynaklar bulunduğu konusunda ipuçları da verir. 

SONUÇ VE ÖNERİLER 

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Sayın Ersin Özince’nin de çeşitli vasıtalarla belirttiği 

gibi,  ne  yazık ki; bugüne kadar bankalar, reel sektöre yeteri kadar kaynak aktaramamıştır. 

Bunun temel nedenini, gerek ekonomistler gerekse büyük risklere girerek iş yapmaya çalışan 

girişimçi iş adamlarımız gayet iyi bilmektedir. Ancak, tek haneli enflasyonla yeni bir döneme 

girdiğimiz şu günlerde, BDDK’nın da düzenlemeleriyle, bankaların reel sektöre döndüğü gibi, 

işletmelerinde bu en temel finansal kaynaklardan biri olan banka kredilerinden yararlanarak 

işlerini geliştirmeleri amacıyla, mali tablolarını düzelterek bankalara dönmesi kaçınılmazdır. 

Küçük  işletmeler  için,  finansal  analiz  bu  makalede  vermeye  çalıştığımız  formüller 

vasıtasıyla  kağıt,  kalem  ve  hesap  makinesi  kullanılarak  kolayca  yapılabileceği  gibi 

günümüzde  oldukça  gelişmiş  bilgisayar  programlarıyla­örneğin  Excel’de  bir  spreadsheet 

oluşturarak­ kolayca  ve  çok daha  sağlıklı  bir şekilde  yapılabilmektedir. İşte bu  ve  benzeri 

yöntemlerle özellikle ülke ekonomilerinin can damarı olduğuna inandığım küçük işletmeler, 

muhasebe dönemleri sonunda  Serbest Muhasebeci  ve Mali  Müşavirlerince  hazırlanan mali 

tabloları üzerinden giderek, kendi işletmelerinin hali hazırdaki finansal durumunu ve faaliyet 

sonuçlarının  dününü,  bugününü  ve  yarınını  kolaylıkla  yorumlayabileceklerdir.  Bu  onlara, 

bankaların  karşısına  hazırlıklı  bir  şekilde  çıkma  imkanı  da  verecektir.  Nitekim,  Ek­1’de 

vermeye çalıştığımız rasyolar, bir bankanın kredi talebini değerlendirirken, talepte bulunan 

işletmenin mali tablolarını ­özellikle son 3 yıl­ analiz ederken kullandığı rasyolara, günümüz 

uygulamaları açısından örnek teşkil etmektedir. 

Hedef;  bugünün  küçük  işletmelerinden,  yönetimin  her  alanında  bilimsel  teknikleri 

uygulayan,  güçlü  finansal  yapıya  sahip  ve  yarının  büyük  ve  rekabetçi  işletmelerini 

yaratmaktır.

 

Kaynak: http://joy.yasar.edu.tr/makale/ilksayi/rasyolar.pdf  den alınmıştır.

Yorum Yaz